İstanbul 8°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Meşruiyetin sonu mu!

  • Ave mi, Heil mı, Bellamy mi, hepsi mi!

  • Sorunu başta mı yaşamak iyidir sonda mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Meşruiyetin sonu mu!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 21, 2025

Yazı İçeriği

  • Meşruiyetin sonu mu!

  • Ave mi, Heil mı, Bellamy mi, hepsi mi!

  • Sorunu başta mı yaşamak iyidir sonda mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Ave mi, Heil mı, Bellamy mi, hepsi mi!

Şaşırtıcı gelişmeler oluyor.

Tabii buna kelime anlamıyla “gelişme” denebilirse.

Önce CHP Gençlik Kolları Başkanı gözaltına alınıyor. Kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaretten.

Ardından Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ için soruşturma açılıyor. Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiası ile.

Ardından Ekrem İmamoğlu’na yine kamu görevlisine hakaret iddiasıyla bir soruşturma.

İlginçtir, İmamoğlu hakkında açılan soruşturmanın haberini “yargının siyasallaşması panelinde” kürsüye çıkmadan evvel alıyor.

Ve iddialara göre buradaki konuşmasından ötürü hakkında bir soruşturma daha başlatılıyor.

“Ulan ne oluyor?” derken akşam saatlerinde Ümit Özdağ Ankara’da yemek yediği restoranda gözaltına alınarak soruşturmanın yürütüldüğü İstanbul’a doğru polis nezaretinde yola çıkarıldı.

Bir nebze hukuk nosyonu olanlar şaşkın. Çünkü Özdağ’a isnat edilen suçun işlenme yeri Antalya, Özdağ’ın ve hakaret ettiği öne sürülen Cumhurbaşkanı’nın ikametleri ise Ankara. Ancak soruşturma niyeyse İstanbul’da. Bu arada yolda Özdağ’a yöneltilen suçlamaların arasına “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” de eklenmiş.

Henüz yasalaşmadığı için olsa gerek “etki ajanlığı” suçlaması şimdilik eklenmemiş.

Bir güne sığan tüm bu gelişmelerden dolayı herkes şaşkın.

“Ne oluyor?” diye herkes birbirine soruyor.

İktidar ne yapmak, istiyor, nasıl bir oyun kuruyor.

Benim gördüğüm, iktidar dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni bir atağa geçti.

Muhalefetin bir bölümünü bir şekilde “satın alıp” kendine katacak. Satın almak deyince aklınıza sadece “para” gelmesin, ikbal, siyasi gelecek gibi enstrümanlar da bedele dahil.

Diğer bölümünü ise şu veya bu şekilde sindirecek, rakip gördüklerini yargı yoluyla oyun dışına çıkaracak.

Dokunulmazlık zırhını TBMM’ye sevk edilen fezlekelerle ortadan kaldırmaya çalışacak, dokunulmazlığı olmayanlar ise zaten doğrudan hedef olacak.

Peki ya demokrasi, peki ya hukuk, peki ya adalet, peki ya fikir hürriyeti diyenleriniz olacaktır.

AKP iktidarı düne kadar siyasal ve toplumsal muhalefetin varlığını meşruiyetinin temeli olarak görüyor ve iktidara yöneltilen “diktatörlük’ suçlamalarına “Hangi diktatörlükte böyle muhalefet görülmüş. Bakın, her türlü eleştiri serbestçe yapılıyor” diyerek savuşturuyordu.

Böylelikle uluslararası meşruiyet de sağlanmış oluyor, bir demokrasinin temel unsurlarının pek çoğundan mahrum olsak da, sandığın ve muhalefetin varlığı ile özellikle Batı’ya “Burası bir demokrasidir” mesajı veriliyordu.

Anlaşılan o ki, iktidar dünyanın bu yeni döneminde artık buna ihtiyaç duymayacağını düşünüyor.

Şu anda kendi derdine düşmüş olan Avrupa ile “göçmenleri Türkiye’de tutarak”, Trump ile yepyeni bir döneme hazırlanan ABD ile de “Trump’ın politikalarına yakın durarak” yeni bir “uluslararası meşruiyet” kazanmayı planlıyor.

Uluslararası konjonktür bu politika değişikliğine çok uygun görünüyor.

Bunu Trump’un yancısı ve dünyanın en zengin adamı Elon Musk’ın dün kürsüde verdiği selamdan ve bu selamı izleyen Mark Zuckerberg’in, Jeff Bezos’un sessizliğinden bile anlamak mümkün.

Elon Musk, Trump’un seçim kampanyasına destek için yaklaşık 250 milyon dolar para harcadı.

Trump’ın seçimi kazandığı günden bu yana servetini yaklaşık 250 milyar dolar civarında arttırdı.

Bir koydu, bin aldı.

Serveti 500 milyar dolara dayandı.

Dün de Trump’ın yemin töreninde kürsüdeydi, sanki kendi seçilmişçesine heyecanlıydı.

Trump’ın ekibinde Kamu Verimliliği Bakanlığı diye tanımlanan bir görev üstlenecek olan Musk, konuşmasını “Nazi selamı” ya da “Faşist selamı” olarak bilinen bir selamlama ile tamamlayınca herkes şok oldu.

Musk elini önce kalbinin üzerine koydu sonra da Nazi birliklerinin Hitler’i selamlama hareketini yaptı, sağ elini avucu aşağı dönük şekilde göz hizasında ileri uzattı.

Şaşkınlık vericiydi, üstelik de Trump’ın İsrail ile olan yakınlığı göz önüne alınınca.

Bu selam aslında “Roma Selamı” olarak bilinir ve Sezarların selamlanmasıdır.

Sonrasında ise 1920’lerde İtalya’da faşistlerin selamı olarak sahneye çıkmış ve ardından Almanya’da Nazi selamı olmuş ve sonrasında da lanetlenmiştir.

Ancak pek bilinmeyen tarafı, bu selamın faşistlerden de önce ABD’de kullanıldığıdır.

Kendini “Yeni Roma İmparatorluğu” olarak gören ABD, 19. yüzyılda bu selamı “Bellamy Selamı” olarak resmî törenlere dahil etmiş, Amerika’nın keşfinin 400. yılı olan 1892 yılında bizim Nazi Selamı olarak bildiğimiz selamlama şekli, ABD’de bayrağın resmî selamlanma şekli olarak yasal hale gelmişti.

Ve işin ilginci 1942 yılına kadar bu selamlama devam etti.

1942 yılında sağ elin kalp üzerine koyulması olarak değiştirildi ama 50 yılı aşkın bir süre Amerikalılar bayraklarını faşistler ya da Naziler gibi selamladılar.

Ya da tam tersi.

Şimdi isteyen Elon Musk’ın selamını faşizme dönüş olarak algılar, kimileri ise ABD’nin geçmişine saygı.

Sonuçta film her yerde aynı.

Sadece inananlar değişiyor.

Sorunu başta mı yaşamak iyidir sonda mı!

CHP’nin temel sorunu ne diye düşününce tek bir rahatsızlık akla geliyor.

Tıbbi terminolojide var mı bilmiyorum ama bunu “Diarrea Rictus” olarak tanımlıyorum.

Yani bildiğiniz ishal ama ağız ishali.

Gereksiz konuşma ve bu konuşmanın yarattığı sorunlarla mücadele etmekten gerçek mücadeleye ayrılması gereken zamanı kaybetme semptomlarıyla görünen hastalık.

Dün genel başkanları Özgür Özel “Adayımız belli, gelin sandığa” dedi.

Sonra “Aday kim” diyenlere ebelek gübelek.

Yavaş mı İmamoğlu mu, sıkıysa açıklaya geldi iş.

CHP bu ismi bir türlü açıklayamıyor ya da belirleyemiyor ve iş dönüp dolaşıp 6’lı Masa’nın aday açıklayamama kabızlığına dönüşüyor.

Ve son dakikada açıklanan adayın ardından ortaya çıkan sorunla seçimin kaybına.

Acaba geçen seçimde Kılıçdaroğlu adı son anda değil de önceden açıklansa ve masa son anda yıkılıp muhalefet altında kalmasa daha mı iyiydi, durumu toparlayacak vakit mi olurdu sorusu hep baki.

“Kim küsecekse şimdiden küssün” diye açıklamak daha mı doğru acaba!

Tabii bir yandan da iktidarın hamlesi var.

Öyle ya, Ekrem İmamoğlu’nu siyasi yasaklı hale getirip, CHP’nin işini kolaylaştırabilir, Mansur Yavaş’ı muhalefetin tek adayı haline getirebilirler.

Aslında CHP açısından en iyi senaryo bu.

Peki ya bu olmazsa.

Herkes CHP İmamoğlu’nu aday gösterirse Mansur Yavaş da “sağ muhalefetin ortak adayı” olarak çıkar diye düşünüyor.

Mümkün mü mümkün.

Tabii Yavaş açısından bu da bir risk.

İlk turda CHP adayını geçemezse ki, geçememe ihtimali çok yüksek, belediye başkanlığından da yok yere olmuş olacak.

Bu riski alır mı emin değilim.

Tabii CHP’nin Yavaş’ı aday gösterip, parlamenter sisteme dönme ve sonrasında da İmamoğlu’nu başbakan yapmak istemesi de mümkün.

Ancak bir de benim şahsi izlenimim var.

Bunu CHP’lilerle yaptığım konuşmalardan edindim.

Ekrem İmamoğlu için en büyük öncelik “AKP iktidarından kurtulmak”.

Bunun için Mansur Yavaş’ın aday olması gerekiyorsa, İmamoğlu buna da karşı çıkmayacakmış gibi duruyor.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Gerginlikten mutluluk ve huzur çıkmayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026